Ana sayfa Oku Kitap İncelemeleri Asla Yalnız Yeme

Asla Yalnız Yeme

Başarıyla başarısızlık arasındaki ince çizgi: ilişkinin gücü

360
0

 

Yirmi birinci yüzyılın en heyecan verici başarısı teknoloji sayesinde değil, insanın değeri ve öneminin artması, daha iyi kavranması sayesinde olacak.

 

Ünlü fütürist John Naisbitt’in yukarıda alıntılanan tespiti gelecekte insan ilişkilerinde kaliteye ne kadar ihtiyaç duyacağımızın bir öngörüsüdür. Çok sayıda işçi çalıştıran şirketler artık teknoloji sayesinde robotları ve diğer bilgisayar kontrollü makineleri tercih eder hale geldiler. Dünyanın bugün geldiği durum neticesinde ekonomik koşullar otomotiv sektöründen hizmet sektörüne kadar insan gücünü masraf olarak görüyor ve makine kadar çok çalıştıramayacağı için de daha az verim aldıklarını düşünüyorlar. Uzmanlık gerektirmeyen mesleklerde insan robotla rekabet eder hale geldi. Bugün robotlar otomobil parçaları montajı yapabiliyor, hastalara teşhis koyabiliyor, hatta insan kontrolü olmadan taşımacılık yapabiliyorsa ve çay içmek ya da atıştırmalık almak için otomatları kullanıyorsak gelecek birçok insan için elbette korkutucudur.

İster istemez insanlar artık otomatik işlere değil daha fazla inisiyatif ve insan ilişkilerinin gerekli olduğu alanlara yönelecekler ve bu alanlarda rekabet daha da kızışacaktır. Herkesin gelecekte uzun soluklu bir meslek olarak görünen – bunların da uzun vadede kalıcı olacakları şüphelidir- avukat, eğitmen, öğretmen, doktor, yazılımcı, mühendis ya da yazar olmaya karar verdiğini hayal etsenize. İnsanlar geçimlerini sağlayabilmek için uzmanlıklarını çok ucuza sunacaklardır. Ancak aradan sıyrılmanın ve kendinizi farkettirmenin en iyi yolu burada devreye giriyor: insan ilişkileri ve sosyal yanınızın güçlü olması. Hangi çağda olursanız olun değişmeyecek tek gerçek insan ilişkilerine olan ihtiyaçtır. İnsanlarla olan etkileşiminiz güçlü ise eskiden olduğu gibi modern çağın da kazananı siz olacaksınız; bu gerçek değişmez. Sizin gibi milyonlarca yetenekli yazılımcı olacak, ama yalnızca ikna gücü ve iletişimi kuvvetli insanlar kendini gösterebilecektir. İnsan ilişkileri ve çevre oluşturmaya sadece çıkar odaklı ya da mesleki beklentilerle de bakmamak gerekir. Bu aynı zamanda sizi hayatta da mutlu edecek bir durumdur. Çevreniz ne kadar genişse insanlarla etkileşiminiz ve dünyaya bakış açınız o kadar pozitif olur. Çevre oluşturmak çaba ister, ancak bu çabayı gösterdiğinizde verdiğiniz emeklerin sonucunda hayatınızı daha dolu yaşayacak, sevdiğiniz ve sizi seven, sizi düşünen insanlardan oluşan ve sürekli büyüyen capcanlı bir çevrede yaşamanın mutluluğunu tadacaksınız.

Keith Ferrazzi “Asla Yalnız Yeme”  adlı kitabında bu gerçeğe değinmiş ve çok da güzel tespitlerde bulunmuş. Kitaptan alıntılarla devam edelim:

Başarının sırrı: Cömertlik

Başarılı olabilmek için ilk iş olarak çetele tutmayı bırakmalısınız. Tanıdıklarınızı başkalarına tanıştırmak için şevkle çaba göstermiyorsanız kendi çevrenizi oluşturmanız da mümkün değildir.

Misyonunuz nedir?

plan

Milletvekili mi olmak istersiniz yoksa CEO mu? Mesleğinizin mi zirvesine çıkmak istersiniz, çocuğunuzun gittiği okulun yönetim kurulunun zirvesini mi istersiniz? Daha çok paranız mı olsun, arkadaşınız mı?

Yapmak istediğinize dair daha net düşünceleriniz olursa onları başarmak konusunda daha sağlıklı yöntemler geliştirebilirsiniz. Yaşadıklarıma bakarak hedef belirleme sürecimi üç aşamaya ayırmanın doğru olacağına karar verdim.

Aşama 1

Hedefe ulaşmada plan çok önemlidir. Hedefleriniz mutlaka yazılı olmalıdır. Onları kağıda dökmenin büyük önemi olduğunu asla unutmamalısınız. Yazılı olmayan bir dilek, rüya olmaktan öteye geçemez. Yazılı olan dilek ise bir taahhüt bir hedef kimliğine bürünür.

Hedefleriniz net olmalıdır. Somut ve ayrıntılandırılmış hedefler en iyisidir.

Hedefleriniz inanılır olmalıdır.

Hedefleriniz zorlayıcı ve uğraştırıcı olmalıdır.

Rahat döşeğinizden kalkın artık. Risk ve belirsizlik unsurları içeren hedefler belirleyin.

Aşama 2

Harekete geçin!

Her gün dışarıya çıkıp antrenman yapmalısınız.

Aşama 3

Kendi danışmanlar kurulunuzu oluşturun. En az bir, hatta iki-üç aydınlanmış danışmanınız olsun ve bunlar size hem amigoluk yapsın hem de kartal bakışlarıyla gözetleyicilik yapsın. Aile üyelerinden ya da arkadaş çevrenizden oluşabilirler

İlişkilerinizi gerekmeden önce kurmuş olun

Tutkularınızı paylaşın

İnsanların birbirleriyle tanışmasını amaçlayan toplantılardan –iyi bir organizasyon değilse- kaçının. Düşünün ki koca bir kalabalık toplanmış ve tek ortak yanları işsiz olmaları.

Örneğin bir uçaktaki birinci mevki yolcu bölümünü ele alalım. Bu koltuklarda uçmak herkesin kesesine uymaz ama arkadaki mevkide olmayan bir arkadaşlık bulursunuz.

Kişisel marka mesajınızı geliştirin

İnsanları adınızı duyduklarında ya da okuduklarında ne düşünsünler istersiniz? Sunabileceğiniz en iyi ürün ya da hizmet nedir? Oturup kim olmak istediğinizde ve hedeflerinizi doksan günlük, bir yıllık ve üç yıllık planlar üzerinde kağıda döktüğünüzde bütün bunları destekleyen bir marka algısı inşa edebilirsiniz.

Markayı ambalajlayın

Tarz önemlidir. Sevseniz de sevmeseniz de kıyafetler, saç stilleri, kartvizitler, ofis ve konuşma şekilleri çok dikkat çeker. Markanızın tasarımı çok önemlidir. Yeni kıyafetler satın alın. Kendinizi nasıl sunduğunuza dürüst bir gözle bakın. Başkalarına sizi nasıl gördüklerini sorun. Nasıl görünmek isterdiniz?

Kendi reklamınızı yapın

Başarılarınızı gizlerseniz o şekilde kalırlar. Kendi reklamınızı yapmazsanız, başkası hiç yapmaz.

Hitabet sanatında ustalaşın

Yazarken de konuşurken de kısa ve öz olmayı öğrenin. Otuz yıl önce başkanlık adaylarının ortalama konuşma süresi kırk iki saniyeydi. Bugün ise yedi saniyeden kısadır. Başkan birkaç saniye süreye sahipse siz ne kadar süreye sahip olacağınızı sanıyorsunuz?

Yeni yapılan araştırmalar, başka insanlarla yakın ilişkiler içinde olan kişilerin daha uzun ve daha sağlıklı bir yaşam sürdüğünü ortaya koyuyor. İnsanların birbirleriyle temas halinde olduğu toplumlarda okullar daha iyi çalışıyor, suç oranları düşüyor ve ekonomik büyüme oranı artıyor.

 

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen adınızı buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.