“Biz kurumsal bir firmayız.” “Biz kurumsal kimliğimizle ön plandayız.” “Kurumsallıktan ödün vermeden…” “Ben kurumsal bir firmada çalışıyorum.” “Kurumsal bir firmada product managerim.” “10 yıllık kurumsal geçmişim var.” “Kurumsal firmalarda en çok karşımıza çıkan…” “…için önce kurumsallaşma şart!” “kurumsal firma olarak biz …” Daha sayısız defa bu cümlelerden kurabilirim.

Kurumsal firma nedir?

Kurumsal firma tabiri hayalet gibi aramızda geziyor ve herkesin dilinde. Görenler olduğu söyleniyor. Nedir bu kurumsal firma? Bina mı? Maaş mı? Afili bir kartvizit mi? Yıllık cirosu 10.000.000 € üzerinde olanlar mı görebiliyor sadece? Bu kadar dilimizde olup da somutlaştıramadığımız ve içini bir türlü dolduramadığımız bir tanımdan bahsediyoruz. Biz de en yaygın görüşe göre bir tanım yapmaya çalışalım: “Kendisi belli kuralları olan ve bünyesindeki çalışanları bu kurallara göre organize eden ve çalıştıran, kişileri muhatap almayan kültürlü bir legal şahsiyet”. Bu şahsiyet, çatısı altında ona hizmet eden tüm bireylere birer unvan vererek ast üst ilişkisi yaratır ve bu komuta kademesi, alt kademe yöneticilerine kendi altlarındaki çalışanları organize ederek iş yapmalarını sağlar. Bu açıdan bakınca kurumsal firmanın büyük ve zengin bir işletme olduğu anlamı çıkıyor.

Peki bütün büyük ve zengin işletmeler birbirinin aynı mıdır? Elbette değildir. O halde kurumsallığı büyüklükle ve zenginlikle ölçemeyiz. Şahsen de tanık olduğum bazı işletmeler dışarıdan o kadar “kurumsal” görünüyor ki; firma departmanlara ayrılmış, üretim başka bir yerde ‘head office’ farklı bir yerde, beyaz yakalıların şirket arabaları var, crm, erp programları ve çeşitli lisanslı yazılımlar vs vs. Her şey bir sistem ve düzen içerisinde işliyor.

kurucu
Photo by Andrea Piacquadio from Pexels

Ancak içeriden tanımaya başladığımda bütün kararlar işleri oğluna devretmiş ve emekliliğini firmada geçiren kurucu baba/dede tarafından alınıyor, o ne derse hemen (işin profesyoneli) departman sorumlusunun hazırladığı plan çöpe gidiyor, babanın/dedenin söylediği yapılıyor. Çalışanların maaşları bir kısmı bankadan, bir kısmı elden yatıyor; bazılarında çalışanlar bankadan çektikleri maaşın bir kısmını şirkete elden iade ediyorlar. Mesela kurumsal şirket denilen firmalar bunları yapınca yine kurumsal mı oluyor?

Müşteri olarak alışveriş yaptığınız kurumsal firma mal/hizmet alırken kurumsal olması dolayısıyla size saraylı gibi davranıyor ve kurumsal olduğu için daha pahalı hizmet veriyor. Ancak bir sorun yaşadığınızda ve bu problemin çözümü için kendilerine ulaştığınızda bin dereden su getirmeleri de kurumsal olma özelliklerinden mi kaynaklanıyor?

Şirket prezantabl, tecrübeli ve donanımlı uzmanlarıyla ne kadar kurumsal olduğuyla övünürken, aynı çalışanın işi 4’te biterse ve çıkış 5’te ise bir saat masada öylece oturması kurumsallığın gereği mi oluyor?

pic: Pexels

Küçük, orta ya da büyük ölçekli işletmelerden beklenen ortak özellik gayet basittir: MUTLU ÇALIŞAN + MUTLU MÜŞTERİ.

Müşterilerin beklediği kurumsallık

Müşteri açısından firmanın kurumsal olması önemli midir? Önemli ise ne anlamda bir kurumsallık beklentisinden bahsediyoruz:

  • Firma sattığı ürün/hizmetin ne kadar arkasında durabiliyor?
  • Müşteri olarak firmayla kolay iletişim kurabiliyor muyum? Yoksa sorumun muhatabına ulaşmak için hattan hatta gezdiriliyor muyum?
  • Problemlerime hızlı şekilde çözüm bulunuyor mu? En azından çözüm için çaba sarf ettiklerini gösteriyorlar mı?
  • Çalışanların eğitimine önem veriliyor mu? Yasal hakları konusunda çalışanın yanındalar mı, yoksa kendilerinin menfaatine olan kanuni açıkları mı kolluyorlar.
  • Çalışanlarda aidiyet hissi var mı? Kendilerini işyerlerinde huzurlu ve üretken hissediyorlar mı? İnisiyatif kullanma özgürlükleri var mı?
  • İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda sadece mevzuatın gereklilikleri mi yerine getiriliyor, yoksa bu konuda şirket gerçekten hassas mı davranıyor?
  • Şirket çalışanları ve kitlesiyle paylaştığı bir vizyon ortaya koyuyor mu?

Aynı ciroya sahip iki farklı şirket düşünelim, biri patron şirketi iken diğeri yönetim kurulu tarafından yönetiliyor. Eğer patron şirketi yukarıdaki maddeleri yasal olarak uyma zorunluluğu hissetmeden kendiliğinden benimsemişse ve uyguluyorsa markayı, markanın ne olduğunu ve olmadığını biliyordur. Öte yandan yönetim kurulu tarafından yönetilen diğer şirket bütün zekasını kendi çıkarına kullanmak için çalıştırıyorsa ve odağında sadece karlılık varsa kurumsal terimi belki yerinde kalmalı ona bir sıfat daha eklemeliyiz. Çünkü biri sadece “kurumsal şirket” iken diğer “kurumsal ve vizyoner markadır”.

Bu anlamda kurumsal bir şirketi ayırt edebilmek için sizce nasıl bir isim vermeliyiz?

 

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen adınızı buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.