Üniversitede hangi bölümü okuyacağında kararsız kalan birçok gencin aklına ilk gelen şey şudur: “hangi bölümü okursam mezun olunca kolay iş bulurum ve yüksek maaş alırım”. Ardından kazanması ve okuması kolay olduğu düşüncesiyle dış ticaret okumak akla yatkın geliyor. Ancak şu bir gerçektir ki, meslek seçimi sadece maaşı ile değil, o mesleğin geleceği de ele alınarak değerlendirilmelidir.

Geçmişte olduğu gibi günümüzde de mesleklerin cazibesi kazandırdığı parayla ve mesleğin karizmasıyla ölçülüyor. Ancak geçmişe göre en belirgin farkları sıralarsak; birincisi, artık geleceğe güven azalmış durumda. Önümüzdeki 20 yılda teknolojinin geleceği aşama insanları seçmek istedikleri meslekler konusunda tedirgin ediyor.

İkinci olarak, bugünün gençleri daha iş hayatına atılmadan borçlu yaşıyor ve çoğu 25 yaşı geçmiş olmasına rağmen ailelerine bağımlı. Evlenme yaş ortalaması her geçen gün artıyor ve sebeplerinden biri henüz iyi bir iş sahibi olamamalarıdır. Önceden birikimle alınan şeyler şimdi uzun vadeli kredilerle alınıyor.

Son olarak, öğretmenlik gibi bölümlerde okuyanlar, aday sayısının fazlalığına karşılık açılan kadroların ise azlığından dolayı yerleşemiyor ve mesleklerini icra edemeyerek bir an önce para kazanma baskısıyla hiç tecrübe etmedikleri iş alanlarında çalışmak zorunda kalıyorlar. Hele ki girişken değiller ya da tam tersi kendine fazla güvenerek mezun olduğum gibi iş bulurum havasındalarsa, yabancı dil öğrenmemişlerse, hiçbir iş tecrübeleri yoksa, paranın nasıl yönetileceğini bilmiyorlarsa, dernek, vakıf, kulüp vb topluluklarda görev almamışlarsa, hiçbir gönüllü faaliyete katılmayıp hiçbir yere üyelikleri yoksa, en azından bir takıma dahil olup ekip çalışmasının ne olduğunu bilmiyorlarsa, bir gruba liderlik yapmamışlarsa işleri çok daha zor olmakta.

Doktorluk, avukatlık, mühendislik, yazılım, kodlama, programcılık ve resim, müzik, sanat, heykel, sinema, fotoğraf, gazetecilik, yazarlık gibi meslekler seçenekler arasında yoksa, “Hangi işi yapsam da iyi para kazansam ve itibarlı bir meslek sahibi olsam?” sorusunun cevabının önemli bir kısmını uluslararası ilişkiler, lojistik, dış ticaret gibi bölümler oluşturuyor. Akla bu bölümler gelince ilk yapılan şey google’a girip bilgi, yorum ve tavsiyeleri okumaktır. Peki dış ticaret okumak sizin için doğru bir seçim midir? Daha doğrusu dış ticaret okumak bize ne gibi kolaylıklar sağlar. En merak edilen soruların cevaplarını tek yazıda toplamaya çalıştım. Umarım faydalı olur.

Dış ticaret nedir?

Bu konuda detaylı olarak yazılmış yazımı buradan okuyabilirsiniz. Genel olarak dış ticaretin tanımını uluslararası sınır ve bölgeler arasında karşılıklı mal ya da hizmet alışverişi olarak yapabiliriz. Gördüğünüz üzere dış ticaret aslında bir sektör değil uzmanlıktır. Yani bilinen anlamda mal ve hizmetin yurtdışı pazarlara nasıl pazarlanacağının, satılacağının ve nakledileceğinin uzmanlığıdır. Dış ticaret sadece teslim şekilleri, ödeme şekilleri, gümrükleme ve lojistik bilmekten ibaret değildir. Bunları bilmek sizi sadece yurt içi ticaretten ayırır. Ama asıl önemli olan yurt içi ticaretteki gibi çalışacağınız şirketin sunduğu ürün konusunda ne kadar tecrübe ve bilgi sahibi olduğunuzdur.

ihracat uzmanıŞirketler sizden ihracat operasyon bilgisinin yanında kendi sektörlerinde tecrübenizin hatta müşteri portföyünüzün olup olmadığına da bakarlar. Dolayısıyla seçiminizi yaparken öncelikle çalışmaktan zevk alacağınız sektörleri belirleyin. Eğer modayı seviyorsanız tekstil ve hazırgiyim şirketlerine yönelin. Makine sektörünün çalışma ortamı sizi mutlu etmeyebilir ve şirketinize de verimli olamazsınız ya da madencilik şirketinde işe başladığınızda ve 3 gün sonra ocağa da gittiğinizde ayakkabılarınız kirlenecek diye yürümekten imtina ederseniz etraftaki bakışlardan kariyerinizin kısa sürede sona ereceğinden emin olabilirsiniz.

Google sorgulama 1:“Dış ticaret tavsiye” 2:“Dış ticaret yorumlar”

Arama motorlarına “dış ticaret okumak” yazdığınızda ya da yukarıdaki sorgulamaları yaptığınızda karşınıza genellikle tavsiye blogları ve forumlar çıkar. Elbette içlerinde dikkate değer, işin içinde olan kişilerin yorumları ve yazıları mevcuttur. Bu ilk aramalardan okuduklarınız sizde genel bir kanı oluşturacaktır. Daha spesifik bilgi almak için geleceğinize yön verecek bu önemli kararı almadan önce kendinize sormanız gereken soruları not alın ve bu soruların cevaplarını hem internetten hem de sektörde çalışan kişilerden bizzat öğrenmeye çalışın. Mümkünse konuşacağınız kişiler en az 3 dış ticaret uzmanı 3 de ihracat ağırlıklı iş yapan şirket patronu olsun ve şehirleri, sektörleri, şirket büyüklükleri farklı olsun. Emin olun edineceğiniz bilgiler internette öğrendiklerinizden daha doğru ve tatmin edici olacaktır.

Dış ticaret maaşları

Bu yine çalışacağınız sektöre ve şirketin emeğe bakış açısı ve vizyonuna bağlı olmakla birlikte yeni başlayanlar için 2000-3500 TL arası, acemiliğini atmış bir çalışan için 3000-5000 TL arası, 5 yılı aşmış ve bu süreyi aynı ya da benzer sektörlerde geçirmiş portföy sahibi bir uzman için 5000+ TL ve primdir, ki portföy sahibi bir uzmanın maaşı aldığı primin yanında daha az kalabiliyor. Maaş konusu sektöre, bulunduğu şehre, şirketin büyüklüğüne ve personelin niteliklerine göre çok fazla değişkenlik gösterir. Bu yüzden keskin sınırlarla çizilmiş bir fiyat cetveli hazırlamak mümkün değildir.

Dış ticaret zor mu?

İhracatKime göre? neye göre? Bu sizin dış ticaretten ne beklediğinize bağlı. Dış ticareti sürekli takım elbisenizle odanızda elinizde telefonla görüşmeler yaptığınız, yurtdışından misafir ağırlayıp geceleri iş yemeklerine çıktığınız, şirketin bütçesiyle sabah Fransa’da iş kahvaltısı yaptığınız, akşamında New York’a iş bağlamaya gittiğiniz, Çinlilerle sabah 10’da skype konferansında sunumunuzu anlattığınız bir şey olarak düşünürken, bir bakmışsınız sabah personel servisi 7:30’da sizi almış ve 8:30’da 70 cm’lik paylaşımlı masanızda kendinizi fatura keserken bulmuşsunuzdur. İşin esprisi bir yana vermek istediğim mesaj kimse kapılarını ardına kadar açmış sizi bir kurtarıcı gibi dört gözle beklemiyordur. Ayrıca angarya işler de bir yere kadar faydalıdır ve sizden istenmese de yapmanızı tavsiye ederim; size işlerin nasıl döndüğünü en alttan görme imkanı verir, ki ileride prestijli bir mevkiye geldiğinizde empati yönü kuvvetli, ünvanınıza layık bir lider olursunuz.

Hiçbir iş çok zor ya da çok kolay değildir. İşleri kolay yapan sizin öğrenme azminiz, merakınız ve çalışkanlığınızdır. Yeterince çalışır ve azmederseniz zor diye bir şey yoktur. Dış ticaret de bu anlamda çok kolaydır. Verebileceğim en iyi tavsiye şudur: İşinizin takipçisi olun. Eğer hiçbir şey bilmiyorsanız bile takipçi olmanız takdirle karşılanacaktır. İş yerinde en çok dikkat çeken şey nedir diye sorsanız, biri savsak olmak ikincisi ise takipçi olmaktır derim. İşi henüz bilmiyor olmanız kabul edilebilir ancak savsak mı yoksa takipçi mi olarak etiketleneceğiniz tamamen size kalmış.

Dış ticaret iş ilanları kriterlerini karşılıyor muyum?

Dış ticaret ilanlarına baktığınızda istenen nitelikler neredeyse tecrübeli bir dış ticaret uzmanının bile gözünü korkutabilir derecededir. Zannedersiniz ki CEO yerine yanlışlıkla dış ticaret personeli yazmışlar.

Bir örnek:

Genel Nitelikler

  • Üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun,
  • İhracat Satış alanında minimum 2 yıl deneyime sahip,
  • Tercihen ……… alanında görev yapmış ve deneyim sahibi,
  • Çok iyi derecede İngilizce, tercihen ikinci yabancı dil olarak Arapça, Fransızca, Rusça, İspanyolca, Almanca bilen,
  • Yeni pazarlar oluşturabilecek uluslararası vizyon sahibi, dış ticaret mevzuatına ve ihracat operasyon süreçlerine hakim,
  • Sürücü ehliyeti sahibi ve aktif olarak araç kullanan,
  • Tercihen SAP/ERP ve benzeri programları bilen,
  • MS Office programlarını çok iyi seviyede kullanabilen,
  • İletişim yeteneği yüksek, disiplinli, planlı, analitik düşünce yapısına sahip,
  • Yoğun çalışma temposuna uyum sağlayabilecek,
  • Esnek çalışma saatlerine uyum sağlayan,
  • Yurt içi/dışı seyahat engeli bulunmayan,
  • Erkek adaylar için askerliğini tamamlamış takım arkadaşı arıyoruz.

İşin Tanımı

  • Hedef pazarların araştırılması ve pazar dinamiklerine göre stratejilerinin oluşturulması,
  • Hedef pazarlarda yeni müşteri kazandırılması, müşteri ihtiyaçlarına uygun yeni ürün çalışmaları ve satış arttırıcı projelerin üretilerek sahada uygulanması,
  • Portföy müşterilerinin aylık hedefleri doğrultusunda siparişlerinin yönetilmesi ve satış hedeflerinin gerçekleştirilmesi,
  • Gerçekleşen satışlara ait tahsilat ve sözleşmelerin takibi,
  • Üretim, Planlama , Satış, Pazarlama , Finans ve Lojistik departmanları ile koordineli çalışarak sürecin planlanması ve yönetimi,
  • Dış Ticaret kapsamında teklif, sözleşme, sevkiyat ve tahsilat ile ilgili tüm dokümantasyon işlemlerinin hazırlanması ve sürecin takibi,
  • Hedef pazarda rakip araştırması ve fiyat analizleri yaparak ürün hedef fiyat çalışmalarının yapılması,
  • Hedef pazarlarda pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesi, fuar araştırmalarının yapılması ve organizasyon katılımının sağlanması,
  • Sorumlu olunan ülkelerde markanın konumlandırılması ve bilinirliğini arttırıcı çalışmaların yapılması.

Aday Kriterleri

Tecrübe:

Tecrübeli ya da tecrübesiz adaylar

Eğitim Seviyesi:

Lise(Mezun), Ön Lisans(Öğrenci), Ön Lisans(Mezun), Üniversite(Öğrenci), Üniversite(Mezun), Yüksek Lisans(Öğrenci), Yüksek Lisans(Mezun), Doktora(Öğrenci), Doktora(Mezun)

Yukarıdaki ilanda sizden neler beklendiğini görüyorsunuz. Hatta ilanda dış ticaret okumak kesin şart olarak bile aranmıyor. Ancak işe kabul edilip çalışmaya başladığınızda, sizden istenen bu özelliklerin unutulduğunu ve kendinizi fotokopi makinesinin başında görürsünüz. Özellikle kobilerde işe alınış amacınız dışındaki işleri yapmanız şaşırtıcı durumlar değildir. Bunları tamamen yaşanmış örneklerden aktarıyorum. O yüzden kriterlere bakıp da bu benim yetkinliklerimi aşıyor deyip gözünüzün korkmasına müsaade etmeyin. Özgüveniniz olsun ve kendinizi iyi ifade eder bir profil çizin.

Olmazsa olmaz nitelikler neler?

Kriterlerin yaman çelişkilerine değindikten sonra içlerindeki haklı kısımlar üzerinde de duralım. Şu çok nettir ki eğer kariyerinizi bu alanda belirlemişseniz ve ortalamanın üzerinde, adından bahsedilen bir dış ticaret uzmanı olmak istiyorsanız mutlaka İngilizce bilmelisiniz. Bunun dışında her öğrendiğiniz yeni dil size artı değer kazandıracak ve kalabalığın içinde parlamanızı sağlayacaktır. Diğer bir olmazsa olmaz nitelikler araştırmacı, takipçi, iletişimi kuvvetli, girişken ve biraz da olsa sempatik ve empati yönünüzün gelişmiş olmasıdır. Aksi halde ortalama bir dış ticaretçi olursunuz ve sizden beklenenler de bellidir ve siz isteseniz de inisiyatif kullanmanız pek arzulanan bir şey olmayacaktır. Kim asık yüzlü ve memur zihniyetinde birini işe alsın ki? Dış ticareti bırakın küçük esnafın bile güler yüzlü olanı makbuldür.

Son olarak da sürekli gelişime ve öğrenmeye açık olmalısınız çünkü her alanda olduğu gibi dış ticarette de her gün bir şeyler değişiyor. Bankacılık, gümrükleme, lojistik… Bunlar kendi içlerinde sürekli güncellenen alanlardır ve öğrenecekleriniz bitmez, her öğrendiğiniz bilgi yarın eski bilgi olabilir.

Alaylı mı okullu mu?

Bu konu biraz da dış ticarete üniversiteden önce mi yoksa sonra mı karar verdiğinizle ilgilidir. Eğer üniversite bölüm seçme aşamasındaysanız size dış ticaret okumak gereksizdir ya da boşuna lojistik okumayın, direkt iş hayatına atılın diyemem. Akademik bir referansınızın olması her zaman menfaatinizedir. Ayrıca derslerde gördüğünüz konular teorik olsa da işe yaramaz değillerdir. Siz bunları iş hayatında pratiğe dökerseniz faydalıdır. Aksi halde unutulup gidecektir. Okurken zaten staj yapacaksınız ama bunu okul ödevi gibi görmeyip ciddiye alırsanız ve imkanlarınız elverdiği ölçüde okurken aynı zamanda gerçek anlamda çalışırsanız bu size dönemsel staj değil 2 yıl iş tecrübesi olarak geri dönecektir.

Eğer dış ticaretten alakasız bir bölümden mezun olduysanız ve dış ticareti düşünüyorsanız bunun için yine geç kalmadığınızı bilin. Gerçekten istiyorsanız maaşın azlığına bakmadan bunu bir eğitim okulu gibi düşünün ve hemen yaparak öğrenme modelinde olduğu gibi işin içinde çalışarak öğrenmeye çalışın. Bu da tamamen sizin ilginize, merakınıza ve çalışkanlığınıza bağlıdır. Dış ticaret uzmanı olan insanların büyük kısmı işletme, iktisat, uluslararası ilişkiler, İngilizce/Almanca/Fransızca öğretmenliği, dil edebiyat bölümleri mezunlarıdır. Yani başlangıç olarak dil bilmek, özgüvenli ve girişken olmak size dış ticaretin kapılarını açacaktır.

Şirketler neye bakar?

Yukarıda yazılı olan örnek ilan metnini okudunuz. Evet çok şey istiyorlar gibi görünüyor. Öncelikle konuya şirket açısından yaklaşalım. Özellikle Türkiye’de şirket işletmek hiç kolay değildir. İşletme giderleri, tahsilat ve borç yönetimi şirketlere ciddi mesai harcatmaktadır. Tüm bunların yanında kurumsal bir satış pazarlama yönetiminin önemi ve gerekliliği kobiler için hala uzak.

Kobilerin rekabetçilik düzeyleri ürün kalitesi bakımından olmaktan ziyade müşteriye ulaşma, iletişim ve pazarlama bakımından zayıftır. Kendilerini ifade etmekte ve ürünlerini tanıtmakta zorluk çekmektedirler. Fuar katılımlarında bile nitelikli eleman kıtlığı sebebiyle yabancılarla iletişim konusunda herkesi kendileri gibi görerek kültürel farklılıklara dikkat etmeden konuşurlar, ağırlarlar, tokalaşırlar, pazarlık ederler ve sonra da müşteriyi diğer standtaki benzer ürünü daha pahalıya sunan yabancı rakibe kaptırınca da nedenini bir türlü anlayamazlar. İşte bu empati yeteneği ve entelektüel sermaye yoksunluğundan kaynaklanmaktadır ve nitelikli personel açığının ne boyutlarda olduğunu göstermektedir. Ülkemizi ve kendilerini layığıyla temsil eden firmaları tenzih ederim, ki sayıları hiç de az olmamasına rağmen maalesef çoğunluk değillerdir.

Her iki profildeki firma da haklı olarak şuna bakarlar: Bu aday 1) bana para kazandırabilir mi? (müşteri çekebilir mi?) 2) acaba söylediği gibi çalışkan mıdır? Daha sonra da şu niteliklere bakarlar: inisiyatif kullanma, şirketi sahiplenme, güvenilirlik.

Tecrübeli mi tecrübesiz mi?

Bu tamamen görecelidir. Bazen tecrübeli insanların “ben biliyorum” zihniyeti ekip çalışmasını zayıflatır ve çalışanlar arasında iletişim problemine yol açar. Uzman personel çevresinden gelen önerilere kulağını kapatarak işleri kendi bildiği şekilde halletmek ister. Bu da patronların ve yöneticilerin en istemedikleri durumdur. Bu tür olaylardan ağzı yanan şirketler tecrübesiz eleman tercih eder ve şirketin çalışma şeklini daha iyi özümsetir ve ekibe uyumu daha kolay sağlanır. Ayrıca maaş açısından da daha düşük ücret ödeyeceği için ilk etapta personelin şirkete külfeti daha az olur. Bu da tecrübesiz elemanın kendisini kanıtlaması için bulunmaz fırsattır.

Bazı şirketler ise kritik zamanda kritik bir pozisyonun boşluğunu elbette tecrübesiz elemanla doldurma hatasına düşmez ve tecrübeli uzmanları tercih eder. Kısaca mesele tecrübeli ya da tecrübesiz değil şirketin ihtiyacı meselesidir.

Genç mi yaşlı mı?

Tecrübeli eleman için en tercih edilen istihdam yaş aralığı 25-35’tir. 25’e kadar seçilen personeller yaş itibariyle yetiştirilmek üzere seçilir. 35’ten büyük bir personel istihdam edilmişse o kişi şirkete kısa zamanda katkı sağlayacağı beklentisiyle tercübe ve portföy özellikleri dikkate alınarak işe alınmıştır. Eğer “ben 35 yaşındayım ve tecrübesizim, geç mi kaldım?” diye soruyorsanız, hayır çok geç kalmadınız. Sizi işe almaları için gerekçeleri güçlendirin, gelecek vaad eden bir izlenim verin ve maaş konusunda aceleci davranmayın.

Hayaller ve gerçekler

“Uluslararası ticaret mezunuyum bana iş mi yok” demeyin. İş mezuniyetten çok kabiliyete bakar. Dış ticaret okumak sadece iyi bir avantajdır.

“İngilizce biliyorum, hiç olmadı dış ticaret yaparım” demeyin. Kimse sizi kapıları açmış beklemiyor. Dış ticaret dil bilmekten ibaret değil.

İşin başındayken “maaşım dolgun olur, ülke ülke gezerim” demeyin. O aşamaya kadar engebeli yollar ve yıllar sizi bekliyor olacak.

Nihai gerçek ise; söz konusu emek ve alın teri ise eninde sonunda hak ettiğinizi alırsınız.

Biraz olumsuz biraz acımasız bir yazı olmuş olabilir ama hayatınızın en önemli kararlarından birini verirken özellikle kendinize karşı gerçekçi ve eleştirel olun ki ilerde pembe hayalleriniz suya düşmesin. Başarıya giden yol hayal kırıklıkları, engeller, zorluklar döşenmiştir; emek, sabır ve yılmazlık (resilience) ister.

Herkesin mutlu olacağı ve refah içinde yaşayacağı işlerde çalışması dileğiyle!

Yeni yazılardan haberim olsun!

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen adınızı buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.