Sadece yurtiçine satış yapan bir üretici için ihracat yapmak çok zor bir iş gibi görülebilir. Bu da dış ticaret eğitimi veren kurumların ve eğitmenlerin yıllardır beslendiği bir algıdır çünkü dış ticaret eğitimi ve danışmanlığı vermek demek “gtip kodu bulmak, fatura ve çeki listesi hazırlamak” durumuna indirgenmiş vaziyettedir. Bu konular yeteneğe dayanan konular olmadığından herkes arama motorlarına “Gümrükleme Nasıl Yapılır”, “Dış Ticaret Teslim Şekilleri”, “Dış ticarette Ödeme Şekilleri”, “Dış Ticaret Prosedürleri” yazarak konuya genel hatlarıyla hakim olabilir ve ertesi gün bunun eğitimini verebilir.

İhracat yapmamış veya hiç düşünmemiş olmanızın sebebini teknik işleyişteki bilgi eksikliğinde aramak yersizdir.  Sonuçta gümrüklemeyi yapabilmek için bir gümrük müşaviri, sevkiyat için de lojistik firmasıyla birlikte çalışacağınızdan, gerekli yardım ve yönlendirmeyi onlardan da alacaksınız ve zamanla daha az yardıma ihtiyaç duyacaksınız. Önemli olan ürününüzü hangi ülkelere hangi firmalara hangi koşullarda satacağınızı bilmektir. Alacağınız eğitim ve danışmanlık bu yönde olursa size katkı sağlayacaktır; danışmanlık almanız para ve zaman kaybının önüne geçebilir ve danışmanın know-how’ından yararlanarak uzman görüşüyle etkin ve etkili ihracatlar gerçekleştirebilirsiniz.

Ürününüzün kaliteli olması yeterli midir?

“Benim ürünüm çok kaliteli” demek, sizi pazarda aranan firma haline getirmez. Ürününüz gerçekten de dünyadaki en kaliteli ürün olabilir ancak bu sizin tüm dünyaya satış yapacağınız anlamına gelmez. Bunun çeşitli sebeplerinden biri kalite anlayışı ve beklentidir. Diyelim ki çok şık rugan ayakkabı üretiyorsunuz ve kalite açısından dünya standartlarının üstünde bir üretiminiz var. Ayakkabınızın Gabon’lu, Kanada’lı  ve İtalyan firmalar tarafından aynı ilgiyle talep edileceğini bekleyebilir misiniz? Zira bazı pazarlar kaliteye önem verirken bazıları fiyata önem verir, bazıları ise pazarla uyumlu bulmadığından hiç ilgilenmez. Bu durumda sadece ürününüzün kalitesiyle övünerek üretmeye devam eder, uzun süre keşfedilmeyi beklerseniz sonuç hüsran olur. Dolayısıyla üretiminizde şu iki yaklaşıma cevap vermeniz gerekir; ya ürününüzle uyumlu pazarları hedefleyeceksiniz ya da girmek istediğiniz pazarların talebiyle uyumlu ürün üreteceksiniz. Üçüncü bir seçenek ise beklentinizi karşılayacak nitelikteyse eğer, tespit ettiğiniz pazarda az sayıda olan rugan ayakkabı ithalatçılarının tümünü hedefleyerek kendinize niş bir pazar yaratmaktır ki bu da ayrı bir uzmanlık ve takip gerektirir.

Ürününüz talep görmesi için beklentiyi karşılamalıdır

Üretim tek başına size başarıyı getirmez. Mesleki bilgi ve tecrübeleriniz sadece ürününüze olan hakimiyetinizi gösterir. Bütünün diğer parçası ise pazarlama ve satış becerileridir.

İyi bir pazarlamacı olmak satışı garantiler mi?

Nasıl ki sadece ürününüzle başarıyı yakalamayı beklemek doğru bir yaklaşım değilse sadece pazarlama yeteneğinize güvenmek de tek başına doğru değildir.  Pazarlama konusunda kendinize olan güveniniz yüksek olabilir; ancak “benim ürünüm çok kaliteli” demek yeterli olmadığı gibi iyi bir pazarlamacı olmanız da ürününüzü satılabilir kılmaz ya da sürdürülebilirliği garanti etmez. Bugüne kadar birçok kaliteli ürün üreten firma iletişim ve pazarlama eksikliğinden dolayı kepenk kapatmıştır. Keza satış pazarlama konusunda çok iyi olan birçok firma da satış sonrası gelen ürün şikayetlerinin artmasıyla satışı sürdüremez hale gelip iflas etmiştir. Piyasalar ürettikleri kaliteli ürünü pazarlayamayıp maalesef batan firmalarla dolu.

Bütünü oluşturmak

Her firmanın nihai hedefi satışı gerçekleştirip para kazanmak ve satışı sürekli hale getirmektir. Buna ulaşmak için gerekli niteliklerden birincisi ürünün beklentiyi karşılaması, ikincisi satış pazarlama yetkinliğinin kazanılmasıdır. Hedefe ulaşmak ancak bu ikisini birleştirdiğinizde mümkündür.

 

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen adınızı buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.