Hızla dijitalleşen dünya insanların sosyo-ekonomik yaşantılarını derinden etkileyerek tüketici davranışlarında muazzam değişiklikler yaratmıştır. Bununla birlikte iş alanlarının çeşitliği artmıştır ve bu çeşitlilik iş yapış şekillerinin doğal değişimini de beraberinde getirmiştir. Şüphesiz uluslararası ticareti de bu değişimin dışında tutamayız.

Arz-talep dengesini oluşturan tüketici faktöründen direkt olarak etkilenen dış ticaretin klasik yapısı, güncel koşulların ihtiyacına karşılık verebilmek için sürekli kendini güncellemektedir.
Gümrükleme, lojistik, bankacılık ve ihracat pazarlaması eski uygulamalara bakıldığında artık daha profesyonel bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Rekabet içerisinde farkındalık yaratmak için pazarlamada artık daha karmaşık araçlar kullanılmaktadır. Fiyatlandırma için ise hedef pazar koşullarından lojistik maliyetlerine kadar daha titiz hesaplamalar gerekmektedir.
Dijital devrim öncesi dönemde ihracatta bir şekilde başarılı olabilmiş şirketlerin karlılıkları bugüne göre daha yüksekti. Ancak bugün pazarda yeni oyuncuların fazlalığı ve bu yeni oyuncuların daha dinamik, daha yenilikçi, daha reaktif olmaları, hareket ve değişim kabiliyetlerinin üstün olması, tecrübeli olmalarıyla övünen eski firmaları yarış dışına itmektedir.

Teknoloji sayesinde tüm dünya ülkelerinin birbirlerine olan mesafelerinin kısalmasıyla ve iletişimin daha rahat sağlanmasıyla artık uluslararası pazarda “adını duyuran ülkeler” yerini “adını duyuran firmalar”a bıraktı.

Böylesine rekabetçi bir iş dünyasında oyunu doğru oynayan küçük ve orta işletmeler yaşlı, büyük kurumsal markalara meydan okur ve pastadan pay kapar duruma geldiler. Bunun örnekleri Türkiye’den Brezilya’ya, Endonezya’ya kadar mevcuttur. Rekabette güçlü hale gelmek ve global pazarda isim yapmak için Türkiye kobilerinin özümsemesi gereken temel kriterler:

Uluslararası Ticaret “Know-how”ı

İhracatta önemli olan sadece ürününüzün kalitesi ve verdiğiniz hizmet değildir. Dış ticarette ihracat ve ithalat prosedürlerinin ülkeden ülkeye çeşitlilik gösterdiği birçok detay vardır ve bu detayların bilinmesiyle büyük hataların önüne geçilerek firmanın zarara uğraması önlenir. Ayrıca sırf bilmemekten kaynaklı olarak müşteri kaybedilmemiş olunur. Eğer ihracat yapmak istiyorsanız o halde ihracata konu olan her şeyi bilmelisiniz: ihracata konu ülkenin ithalat ve gümrük prosedürleri, teknik engeller, arz-talep durumu, rekabet yoğunluğu, coğrafi koşullar, sosyo-ekonomik koşullar, bankacılık, siyasi koşullar, vergilendirme, gerekli dokümantasyon vs.

Strateji oluşturma kültürü

Kobiler kazanç hesaplarında kar yerine ciroya odaklanmaktadırlar. Kazancın tamamıyla iş döndürülmeye çalışıldığından karlılık ve maliyet analizi doğru yapılamamakta, sonucunda da para doğru işletilememektedir ve uzun vadeli strateji geliştirmek olanaksız hale gelmektedir. Bunun başlıca sebeplerinden biri kesinlikle strateji oluşturma-geliştirme kültürünün işletmelerde olmamasıdır.
Uluslararası pazardaki rekabetle başa çıkabilmek için strateji oluşturmak, planlı yol almak bir zorunluluktur. Aksi halde ürününüzün pazar için ne ifade ettiğini ve sizi nasıl bir geleceğin beklediğini bilmeniz mümkün değildir.

Yetkin personel sorunu

Türkiye’deki kobilerin tamamına yakını aile işletmesi oldukları için daha başlangıçta kurumsallık bilincinden uzaktırlar ya da bilinçli olarak karşıdırlar. Dışarıdan bir profesyonelin kadroya katılma fikrine daha ketum yaklaşmaktadırlar ve güven problemi yaşamaktadırlar. Bu sebeple pazarlama, satış, üretim, yönetim, muhasebe patron ve patronun 1. /2. derece yakınları tarafından yürütülür. Şirket bünyesine bir uzman katıldığında ise onun ne için işe alındığı unutulur ve uzmana kendi işini yaptırmak yerine potansiyelinin ve değerinin altında veya üstünde işler yaptırılır, birden fazla sorumluluk vererek iş yükünü artırılır ya da inisiyatif almasına engel olarak sadece söylenenin yapılması istenir. Bunun sonucunda da personel hakkında memnuniyetsizlik ortaya çıkar.

Vizyon

İş hayatında başarılı olmanın formülü bir vizyon ortaya koymaktır. Yetkin, tercih edilen, güvenilir bir firma imajı oluşturmak için ayakları yere basan, ne yaptığını ve ne istediğini bilen, yenilikçi, değişimden ve risk almaktan korkmayan, her şeyden önce bilgiye yatırım yapan bir işletme yaratmalısınız.

Bilgiye yatırım yapmak sizi hayallerinizin ötesine götürecektir.

 

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen adınızı buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.