Pazar Analizi

İhracat faaliyetlerine başlamadan önce yapılması gereken bazı çalışmalar vardır. Bunlardan en önemlisi pazar analizidir. Pazar analizi yapmak ihracatçıyı tabiri caizse bir felaketten kurtarır. Düşünün ki firmanızı ihracata hazır hale getirene kadar para ve zaman harcadınız ve henüz bir gelir elde edemediniz. Strateji olmaksızın ihracat yapmak amacıyla araştırmadan sadece arama motorları vasıtasıyla gelişigüzel bulduğunuz firmalara ulaştınız ya da kulaktan dolma farazi bilgilerle gözünüze bir pazar kestirdiniz –genellikle ilk akla gelen ülkeler sırasıyla ABD, Almanya, İngiltere, Fransa olur- ve tüm uğraşlarınızın sonunda anladınız ki o ülkeden size iş çıkmayacak. Şimdi giden zamana mı üzülürsünüz? Harcadığınız paraya mı yoksa tekrar yeni baştan başlayacağınıza mı? Çünkü yeniden başlamak için bile heyecanınızın taze, motivasyonunuzun ilk günkü gibi yüksek olması gerekir.

Pazarlamada kaynak kullanımı ve hedef belirlemenin önemi

İhracat pazarlama aşamasında kaynaklarınızı çok dikkatli kullanmalısınız, zira nitelikli pazarlama personeli, operasyonları yürütecek personel, muhasebe, reklam, tanıtım ve diğer belirli ihracat giderlerinin yanı sıra listeye öngöremediğiniz giderler de eklenince ortaya azımsanamayacak derecede harcamalar çıkabiliyor; ayrıca ciddi zaman da harcıyorsunuz. Şirket harcamaları konusunda elbette ekonomik davranmanız gerekir; hele ki ülkemizin bugünkü durumuna bakarsak boşa harcayacak ne beş kuruşumuz ne de beş dakikamız var. Ancak bu her şeyi gereksiz masraf görüp sadece mail atalım yeter demekle de olacak bir şey değildir. Tabi ki kendimizi ve ürünlerimizi gereğince tanıtacak her türlü araçtan faydalanmalıyız. Burada tasarruf derken bilinen yöntemlerin yanında eğer varsa daha ucuz, modern, pratik ve aynı amaca hizmet edecek hatta daha popüler olan araçları kullanmaktan bahsediyoruz. Örneğin dergi & gazete ilanları, televizyon reklamları, faks yoluyla iletişim gibi yöntemlerin yerine sosyal medya ve e-mail yoluyla tanıtım ve iletişimi tercih ettiğimizde hedef kitlemize daha hızlı, etkili ve ucuz ulaşabiliriz. Mümkün olduğunca zamanımızı enerjimizi ve kaynaklarımızı doğru şekilde harcamalıyız. Bu yüzden ihracat yapacağımız ülkeleri belirlerken akıllı bir strateji belirlemenin önemi çok büyük. Öncelikle elimizdeki ürünün müşterisini nerede bulabiliriz? Hangi ülkeler bizim için kolay pazardır?

Hedef pazarlarınızı nasıl belirlersiniz?
Pazarlama planınızı iki şekilde yapabilirsiniz.

Birincisi ülke ayırt etmeksizin dünyanın her yerine mail atarak firmanızı ve ürünlerinizi tanıtabilir, ilgilenen firma ya da firmalar olursa bunlar üzerine odaklanarak faaliyetlerinize başlayabilirsiniz. İkincisi ise ürününüzün detaylı çalışma ve araştırmasını yaparak hedef pazarlar belirlersiniz ve bu ülkelere yoğunlaşarak alanı daraltmış olursunuz ve enerjinizi bu hedeflere harcarsınız.

Yöntem 1

Birinci yöntemde eğer şanslıysanız çok kısa zamanda müşteri edinebilir ve işe başlayabilirsiniz. Senaryo şudur: Google, yandex, bing vs arama motorları, firma rehberleri, internetteki firma indeksleyen özel şirketler ve B2B sitelerinde hızlı bir arama yaparak en geç iki hafta içinde birkaç sayfalık bir potansiyel ithalatçı listesi hazırlayabilirsiniz. Ardından oluşturduğunuz bu listedeki firmalara mail atarsınız ve şansınıza firmalardan biri mevcut tedarikçisi ile yaşadığı problemlerden ötürü yeni tedarikçi arayışına girmiştir ve doğru zamanda attığınız o e-mail size o müşteriyi getirir. Şartlarda da anlaşırsanız işte size “kısa zamanda ihracatçı nasıl olunur?” sorusunun cevabı. Eğer bu yöntemle ihracat pazarlaması yapıyorsanız ve henüz müşteri edinemediyseniz sakın umutsuzluğa kapılmayın çünkü zaten doğru yöntem bu değildir.

Yöntem 2

Genellikle firmalar birinci yöntemdeki gibi şanslı olmazlar. Kalıcı şeyleri gerçekleştirmek zaman alır. İzlenecek bu yol uzun uğraşlar gerektirir, çetrefillidir, zaman zaman umutsuzluğa sürükleyebilir çünkü haftalar geçmesine rağmen potansiyel müşterilerinizle henüz iletişime geçmemişsinizdir; daha geliriniz olmadan personel, reklam, tanıtım, fuar, ve temel şirket giderleri masraflarınız vardır ancak bu zorluklara rağmen doğru çalışılmışsa elbette mükafatı da olacaktır ve biraz daha ayakları yere basan bir yöntemdir. Bu yöntemi uygulamak için her şeyden önce bir hedef pazar çalışması yapmalısınız. Bunun için seminerler, konferanslar, bilimsel toplantılar, ulusal ve uluslararası kuruluşlar gibi çeşitli kaynaklardan faydalanabilirsiniz. İhracatçı birliklerinin, TİM, TOBB, Ticaret Bakanlığı’nın ve Tüik gibi kurumların yayınladıkları ülke masaları, raporlar, istatistikler ve bilgilendirici yazılar bu konuda size yol gösterecektir. Uluslararası platformlarda da Comtrade, Trademap gibi sitelerin verdikleri bilgiler hedef pazar oluşturmanıza çok yardımcı olacaktır.

Hedef belirleme

İkinci yöntemin prensiplerini benimseyerek profesyonel ve geniş çaplı bir çalışmanın ardından dünya genelindeki ülkelerin çoğunu artık elemiş olacaksınız ve elinizde hedef pazar olarak seçmek üzere olduğunuz belli sayıda ülke kalmıştır artık. İlk sıraya koyacağınız ülkeleri belirlerken kendinize yine kriter belirleyici bazı sorular oluşturun. Örneğin:

Neden bu ülkeler?

Zengin olduğu için mi? kalabalık olduğu için mi? Yakın olduğu için mi? Bilgiye ulaşımı kolay olduğu için mi? Dilini bildiğiniz için mi? En fazla ithalatı bu ülkeler yaptığı için mi?

Politik, ekonomik ve sosyal koşullar nelerdir?

Politik olarak iki ülke arasında çekişmelerin yaşanması ticarete doğrudan etki eder; o yüzden pazardaki faaliyetlerinizi seçerken (doğrudan satış, ortaklık, ofis ya da depo açma) politik koşulları göz önünde bulundurun. Aksi takdirde yanlış kararlar şirketinizi ciddi zarara uğratabilir. Girmek istediğiniz pazar ekonomik dengesizlikler yaşıyorsa fiyatlandırma ve ödeme şekilleri konusunda hesaplarınızı dikkatli yapmalısınız. O ülkedeki halkın ekonomik durumu da çok önemlidir. Ürününüz kaliteli ve temel ihtiyaçlardan biri olabilir. Örneğin gömlek ihracatçısı olabilirsiniz ve gömlekleriniz de gayet kaliteli olabilir ve o ülke gömlekleri büyük ölçüde ithal ediyor olabilir. Ancak ya büyük oranda ucuz ve kalite aranmayan gömlekler ithal ediliyorsa, hatta halk ikinci el gömlekleri satın almayı tercih ediyorsa? Ya da örneğin Çin’in dünyadaki en büyük nüfusa sahip bir ülke olduğunu düşünerek Çin’e baklava ihraç etmek istiyorsanız ve Çinlilerin tatlı sevmeyen insanlar olduklarını bilmiyorsanız bu küçük istihbarat eksikliği sizi milyar nüfuslu ülkede başarısız kılar.

Potansiyel müşterileriniz kimler?

Acente, toptancı, distribütör? Her ülkede aynı satış kanalları geçerli olacak diye bir şey yok. Araştırmalarınız sonucunda ne tür kanallarla satış yapmanız gerektiğini bilmelisiniz.

Rakipler kimler?

Kimlerle rekabet halinde olacağınızı bilirseniz harcayacağınız enerjinin de ne kadar olması gerektiğini bilirsiniz. Eğer hedef pazarınızda büyük uluslararası şirketlerin dağıtım kanalları faaliyet gösteriyorsa ya o pazara hiç girmezsiniz ya da o duruma göre taktik belirlersiniz. Ne kadar büyük ve güçlü firma olurlarsa olsunlar onların da hizmet vermediği, pahalı geldiği ya da küstürdüğü müşterileri mutlaka vardır ya da girmiş olduğunuz bölgede bayisi aracılığıyla ticaret yapıyordur. Dolayısıyla o bayinin rakiplerine mal vermeyecektir. İşte o rakipler de sizin potansiyel müşterileriniz oluyor. Bu değişkenler saymakla bitmez, önemli olan şudur: o pazarda eğer bulunmak istiyorsanız pazarın ne kadarına hakim olmak istiyorsunuz ve izleyeceğiniz yol nedir? Kısacası o pazardan ne kadar para kazanırsanız sizi mutlu eder? İkinci olarak eğer rakipleriniz küçük firmalar ise orası ya büyük firmaları cezbedecek bir pazar değildir ya da getirisi büyüklere göre düşük bir ticaret yürütülüyordur. Siz de taktiğinizi ona göre şekillendirirsiniz.

Bu ülkeleri eleyerek seçerken belli kriterler oluşturmalısınız ve en iyi cevabı verenler birinci kategori ve önem derecesine göre ikinci ve üçüncü kategori hedef ülkeler oluşturursunuz. Elinizde bundan sonra 3 kıymetli liste vardır.

Hedef Pazar

Pazara giriş

Birincil pazarları belirlediniz ve listenin en üstündeki ülkeyle başlayacaksınız. Fakat henüz ithalatçı firmalarla başlamıyorsunuz, çünkü ithalatçı firmaları arayıp bulmak ve tümünü indekslemek ciddi zaman alacaktır. Ayrıca gerçekten o pazarın sizin pazarınız olmadığı sonucu çıkarsa boşuna emek vermiş ve hayal kırıklığına uğramış olursunuz. Buna başlamadan önce yine bazı sorulara cevap aramalı, ardından da istihbarat toplayacağınız bilgi kanallarını bulmalı ve dersinize çok dikkatli çalışmalısınız.

Ürünün kalite ve özellikleri ne olmalıdır?

Her ülke sosyo-ekonomik düzeyine göre farklı standartlara sahiptir. İsviçre’deki müşteriniz Nijerya’daki müşterinizle aynı beklentiye sahiptir diyemeyiz. Örneğin biri daha sağlam bir çelik kapı üretmenizi isterken diğeri standart kalitede ama daha estetik bir kapı isteyebilir. Yine aynı iki ülkeye ihracat yapacak olan bir yaş meyve ihracatçısıysanız İsviçre sizden lekesiz birinci kalite limon isterken Nijerya biraz kusurlu olmasına önem vermeyebilir. Çünkü muhtemelen her ikisi de sizinle aynı fiyattan anlaşmamıştır.

Pazarınızda fiyatınızı etkileyecek bir kısıtlama var mı?

Fiyat konusunda iddialı olduğunuzu düşünebilirsiniz ancak yapacağınız araştırma neticesinde bazı engellerle karşılaşabilirsiniz: anti-damping, ikinci el satışları gibi. Bunları önceden bilirseniz o pazara girip girmeme konusunda daha mantıklı kararlar verirsiniz, eğer girecekseniz de tedbirlerini alarak girmiş olursunuz.

toplantı

Satış ve tanıtım stratejileri nelerdir?

Hedef ülkede ürününüzle alakalı büyük fuarlar yapılıyorsa bu kaçırılmaması gereken bir fırsattır. Ekonomi bakanlığının desteklerinden faydalanarak bu fuarlara katılabilirsiniz. Bu sayede hem yerel müşterilerinizle yüz yüze görüşüp ürününüzü tanıtma imkanı bulursunuz, hem internette gözünüzden kaçırdığınız ya da bulamadığınız önemli alıcılarla tanışma fırsatı yakalarsınız, hem de dünya genelinde sektördeki bir çok ülkeden gelen insanlarla görüşmüş olursunuz. Son zamanlardaki destekler sayesinde yurtdışı fuarlara katılım masrafları ciddi yük olmaktan çıkmıştır. Bunun dışında diğer tanıtım stratejilerinizi de belirlemeniz gerekir. Örneğin potansiyeli yüksek firmalara numuneler gönderebilirsiniz, eğer beğenirler ve ilgilenirlerse size kısa sürede dönerler ve siz de kendinizi daha iyi tanıtmış olursunuz. Fuar katılımlarına nispeten daha ucuz bir yöntemdir. Farklı bir yöntem de konsinye satışlardır. Eğer ürününüzün maliyeti ve sizin sermayeniz buna elveriyorsa ürünlerinizi konsinye olarak potansiyel alıcılarınıza göndermeyi teklif edebilirsiniz. Bu durum her ürün grubu için geçerli değildir.

Gerekli dokümanlar nelerdir?

Pazarlama faaliyetlerine başlamadan önce mutlaka o ülke için talep edilen belgelere sahip olup olmadığınızı, eğer değilseniz de bu belgelerin neler olduğunu ve nasıl tedarik edeceğinizi öğrenmelisiniz. Bazı prosedürler fiyatları ya da üretim ve sevk sürelerini etkileyebilir.

Araştırma yapabileceğiniz kanallar ve bilgi kaynakları

Hedef pazarınız olarak belirlediğiniz ülkede çalışmalarınızı ne kadar geniş çaplı yaparsanız ülkenin kültürüne, diline, yaşantı biçimlerine, ihtiyaçlarına, ön yargılarına, eğilimlerine o kadar aşina olursunuz ve hata yapma ihtimalinizi en aza indirmiş olursunuz.

Hedef pazarınız rakiplerinizle karşı karşıya geleceğiniz savaş meydanıdır. Araziyi tanıyın ve kendinizi kazanacağınız şekilde konumlandırın.

Pazar istihbaratı için başvurabileceğiniz kaynak ve kanallar
  • İthalat gümrük mevzuatı
  • Ülke raporları
  • Ürününüzün kategorisine bağlı dernekler, birlikler, odalar,
  • Yazılı, görsel, sosyal medya
  • Fuarlar
  • Temsilcilik ve bağlantılar
  • Devlet kaynakları, talepler, İhaleler

Örnek Pazar Analizi Çalışması

Yukarıda anlatılanları somutlaştırmak adına örnek bir çalışma yapalım ve ürün olarak Türkiye’nin önemli ihraç ürünlerinden biri olan “Kuru Kayısı” ile çalışalım.

İşe ürünün GTİP kodunu öğrenmekle başlıyoruz. Gtip (Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu) kodu bildiğiniz gibi Dünya Gümrük Örgütü tarafından düzenlenmiş olup uluslararası ticarete konu olan tüm mallar için kullanılan uluslararası bir ticari sınıflandırma sistemidir. Kısaca 12 haneli olarak kodlanmış uluslararası mal tanımıdır.

Gtip kodunu nereden öğrenebiliriz?

Gtip kodunu arama motorlarına “GTİP Sorgulama” yazdığınızda karşınıza çıkacak linklerden kolayca bulabildiğiniz gibi Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği, İMMİB  ya da Gümrükler Genel Müdürlüğü’nün websitelerinden sorgulatabilirsiniz.

İMMİB’den kuru kayısının Gtip kodunu sorgulatarak başlayalım.

gtip sorgulama

Yukarıdaki bilgilerden öğrendiğimize göre ürünümüz “İşlenmemiş Kuru Kayısı”nın Gtip kodu 081310000000. Raporlar ve istatistiklerde Gtip kodu ile araştırma yapacaksak çoğunlukla ilk altı hanesi bizim için yeterlidir. Daha spesifik bir ürün için 6 haneden sonraki numaraları da girmekte fayda var.

Şimdi de kaynaklardan faydalanarak bilgiler toplayalım.

Ticaret Bakanlığı

ticaret bakanlığı

Ticaret Bakanlığı websitesindeki ihracat bölümüne tıkladığımızda kuru kayısı hakkında bulabileceğimiz bilgilere bakalım.

Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanmış Kuru Kayısı raporuna sektör raporları menüsünden ulaşabilirsiniz ya da buraya tıklayabilirsiniz.

Raporda da göreceğiniz üzere Türkiye, dünya yaş ve kuru kayısı üretiminde birinci sırada yer almaktadır. Ardından İran ve Özbekistan takip ediyor. Ancak detaylı bilgi edindiğimiz pek söylenemez. Daha detaylı araştırma için yurt içindeki diğer kaynakları araştırmak gerekir. Örneğin Malatya Ticaret Borsası, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliğiİstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ve diğer ihracatçı birliklerinin alt birlikleri olan kuru meyve ihracatçı birlikleri tarafından yayınlanan bilgi ve raporlardan faydalanılabilir.

Gazete&Dergiler

Daha sonra arama motorlarına “Kuru Kayısı İhracatı” “Kuru Meyve İhracatı” vb. terimler yazarak yayımlanan haberlerden bilgiler edinebiliriz.

Uluslararası Kaynaklar

Ulusal kaynakları taradığımızda çok kapsamlı ve yol gösterici kaynakların kısıtlı olduğunu gördük. Elbette ki bu çalışmanın örnek niteliği taşıdığını ve detaylı bir çalışma olmadığını da unutmamak gerekir. Amacım sadece yol göstermek ve araştırmalarınızda kullanacağınız bilgilere ulaşmanızı hızlandırmak. Bireysel çabalarınızla, tavsiye ettiğim kanalları kullanarak daha derine inebilirsiniz. Elde ettiğimiz bu bilgilerle pazar analizi yapmak tehlikelidir, çünkü hem bizi hedef pazara yönlendirme konusunda eksik hem de gerçek anlamda bir pazar analizi yapmak için yetersiz. Dolayısıyla bu kadar bilgiyle yola çıkmayacağız ve uluslararası kaynakları taramakla devam edeceğiz.

TRADEMAP

Trademap dünyadaki ithalat-ihracat istatistiklerini ücretsiz olarak kullanıcılarla paylaşan veri istatistik sitesidir. Ürününüzü GTİP koduyla aratarak Türkiye’nin ne kadar ihracat yaptığını yıllar ve çeyrekler bazında görebilirsiniz. Ayrıca ürününüzü ithal ve ihraç eden ülke bilgilerine ulaşmanız pazarda kendinizi konumlandırmanıza yardımcı olacaktır. Benim tavsiyem araştırmaya başlamadan önce ücretsiz üye olarak Trademap ve bağlı diğer siteleri kullanmayı öğrenmeniz. Herhangi bir ürün belirleyerek sitede hangi bilgilere ulaşabileceğinizi öğrenmek için mümkün olduğunca sayfalarda gezinin. Şimdi trademap’i kayısı için kullanalım.

Ekranda görüldüğü üzere kayısının Gtip kodunu girdiğimde karşıma kuru kayısı tanımı çıktı ve üzerine tıklayarak hemen altında bulunan kutucuklardaki “Yearly Time Series”e tıklıyoruz ki yıllık bazda rakamları görelim.

Karşımıza ithalatçı ülkeler çıkıyor. Bu verilerle daha sonra da çalışabilmeniz için tablonun sol üstünde bulunan işaretlerden Excel ya da Word formatında bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Görüyoruz ki dünyanın önde gelen ithalatçıları sırasıyla ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Hindistan, Rusya olarak devam ediyor. İhracatçı ülkelere bakmak için “other criteria” kutusunda “imports” yazan kısmı “exports” olarak değiştirelim;

Tabloya baktığımızda dünyadaki en büyük kayısı ihracatçısı ülke tartışmasız Türkiye görünüyor. İkinci sırada yer alan Afganistan ve Özbekistan’ın rakamlarının sarı renkte olması “mirror data” olduğunu gösterir ve güvenilir rakam olarak değerlendirilmez, dikkate almayın. Diğer ülkeler de sırasıyla ABD, Fransa, Almanya olarak görünüyor. Coğrafi konumlarına bakarsak ve tarım istatistiklerini incelersek bu ülkelerin kayısı yetiştiricisi ülkeler olmadıklarını görürüz. Demek ki bu ülkeler Türkiye’den ithal ediyor ve tekrardan diğer ülkelere ihraç ediyorlar.

Tabloda Türkiye’nin üzerine tıkladığımızda bize Türkiye’nin hangi ülkelere ihracat yaptığını gösteriyor. En çok ihracat yaptığımız ülkeler aynı zamanda dünyadaki en büyük ithalatçı ve ihracatçı ülkeler olduğuna göre bu durum “bizden alıp tekrar ihraç ediyorlar” savımızı destekliyor.

Trademap’te tüm ülkeleri dikkatlice inceleyerek sonunda en çok ithalat yapan ülkelerin ve re-export yapan ülkelerin bilgilerini indeksleyerek bir arşiv oluşturmalısınız. Bunun sonucunda odaklanmanız gereken hedef ülkeleri artık daha net seçebilme imkanınız olacaktır. Örnek olarak en büyük iki ithalatçı ülkeden biri olan İngiltere’ye bakalım. Hedef pazarımızı İngiltere olarak belirlediğimizi farz edersek İngiltere hakkında nasıl bir çalışma yapabiliriz? Öncelikle İngiltere’yi Trademap’ten inceliyorum.

İngiltere’nin 2017 dünya ithalatı 32,533 milyon dolar olarak görülüyor ve bunun 24,233 milyon dolarını Türkiye karşılarken 6,791 milyon dolarını Fransa karşılamış. Demek ki İngiltere’nin en çok ithalat yaptığı ülke Türkiye ve Fransa diyebiliriz. Fransa her ne kadar ikinci ihracatçı olarak görünse de Türkiye ile arasında ciddi fark bulunuyor ki bu da Türkiye’yi kayısı ihracatında açık ara lider yapıyor.

Daha sonra sayfanın yukarısındaki “Other ITC Tools” bölümünden araştırmamı derinleştiriyorum. Öncelikle Market Access Map ten vergilendirme bilgilerine ulaşıyorum.

Ardından araştırmama “Standarts Map” ile devam ederek İngiltere ve Türkiye arasında uygulanan standartlar bilgisine ulaşıyorum. Trademap’in diğer sitelerini de kullandığımda İngiltere’nin Türkiye’den kayısı ithalatı hakkında ithalat rakamlarına, raporlara, standartlara, gümrük vergilerine, gerekli dökümanlara kadar birçok bilgi ediniyorum. Edindiğim bu bilgiler neticesinde İngiltere pazarını daha iyi tanımış oldum. Tabi ki elimizdeki bilgiler hiçbir zaman yeterli değildir. Araştırmaya devam etmek için aşağıda yer alan veri tabanlarını kullanarak daha sağlam bir istihbarat oluşturmuş olacaksınız.

ULUSLARARASI VERİTABANLARI

CBI Market Information Database

Merkezi Hollandada bulunan “Gelişmekte Olan Ülkelerden Hollanda’ya İhracatı Geliştirme Merkezi” tarafından 3.000 civarındaki pazar araştırmasının sistematik olarak dizinlendiği veritabanıdır. İngilizce hazırlanmış olup ücretli abone olunmaktadır.

DTÖ Ticareti İzleme Veritabanı (Trade Monitoring Database)

DTÖ Ticareti İzleme Veritabanı, DTÖ üyeleri tarafından uygulanan ticaret önlemleri hakkında bilgi sağlamaktadır. Veritabanındaki bilgiler DTÖ Sekretaryası tarafından düzenli olarak hazırlanan Ticareti İzleme Raporlarından alınmakta ve ticaret önlemini uygulayıcı ülke, önlemden etkilenen ülke, önlem türü ve etkilenen ürün bazında listelenebilmektedir. Oluşturulan verilerin doğrulanması üzere ilgili ülkeye başvurulmaktadır ve henüz doğrulanmayan bilgiler ayrıca belirtilmektedir.

Trade Helpdesk

Gelişmekte olan ülkelerin Avrupa Birliği pazarına girmelerini kolaylaştırmak için geliştirilen bir veritabanıdır. Vergilendirme, ithalat tarifeleri, ticaret anlaşmaları ve istatistikler konularında ihracatçılara bilgi desteği sağlamaktadır.

FITA (The Federation of International Trade Associations)

Kuruluş yılı:1984, üye sayısı:450,000, hizmet verdiği ülke/bölge: tüm dünya, dil seçenekleri:İngilizce

Investment Map (ITC)

Doğrudan yabancı yatırım, uluslararası ticaret, gümrük tarife bilgileri ve çokuluslu firmaların etkinlikleri hakkındaki istatistikleri bir araya getirmektedir.

Market Access Database

Sağlanan Bilgi Türleri: İthalat Mevzuatı, İhracat Mevzuatı, Dış Ticaret İstatistikleri, Üretim İstatistikleri, Yatırım Mevzuatı, Gümrük Bilgileri, Pazar Rapor/İstatistik Kaynakları

Market Access Map (ITC)

239 ülke ve bölgeden ürün ithal eden 191 ülkede uygulanan gümrük tarifeleri (ithalat vergileri) ve diğer önlemleri kapsamaktadır.

Standards Map (ITC)

80 sektörde ürün ve hizmetleri sertifikalandıran 70’den fazla gönüllü standartlar kuruluşundan derlenen bilgilerin analiz edilip karşılaştırılmasını sağlamaktadır.

E-Ping SPS&TBT Notification System

Çeşitli ülkeler tarafından uygulanan sağlık ve teknik düzenlemeler hakkında bilgiye erişim sağlamaktadır.

The World Factbook

Dünya çapında 267 ülkenin tarihi, toplumu ve ekonomisi hakkında veri sağlayan ve haftalık olarak güncellenen bir kaynaktır.

Trade Competitiveness Map (ITC)

240 ülke ve bölge pazarını inceleyen profiller sunmaktadır. Her profil, ilgili ülke hakkında Ticari Performans Endeksi, Ulusal İhracatçı Performansı ve Ulusal İthalat Profili ve Ticari Verilerdeki Ticari İstatistiklerin ve Teknik Notların Tutarlılığı başlıkları altında bilgiler sunmaktadır.

İhracat Nasıl Yapılır – Aşama 5: Müşteri Bulma