Korumacılık ülkelerin dışa bağımlılığını azaltmak ve yurtiçinde üretimi mümkün olan sanayi dallarının gelişimini desteklemek için alınan önlemleri ifade eden politik ve ekonomik bir terimdir.

Korumacılık için en yaygın savunulan gerekçe ithalata dayalı olan bir endüstrinin desteklenerek uzun vadede rekabet üstünlüğüne kavuşmasıdır. Buna bebek endüstri tezi de denir. Bir ülke belirli ürünlerin ticaretine sınırlarını kapattığı ya da girişi zorlaştırdığında yurtiçi üretim teşvikini artırır ve bu bebek endüstri dalları büyümek için en uygun şartları yakalamış olur. Eğer süreç amaçlandığı şekilde ilerler ve ithal ürünlerin ikamesinde başarılı olunursa, devamında ihracat için bir ürün grubu daha ülkenin ihraç ürünleri listesine eklenmiş olur. Bunun yanı sıra destekler yardımıyla yabancı firmalarla rekabet edebilirlik seviyesine ulaşan yerel işletmeler kapasitelerini ve karlılıklarını da bu sayede artırmış olur. Ancak devlet desteklerine rağmen herhangi bir başarı sağlanamaz da son kullanıcılar ticari engellere rağmen ithal ürünleri tercih etmeye devam ederse o endüstri devletin sırtında bir yüke dönüşür.

Korumacı politikalar yeni iş alanları oluşturmak ya da bebek endüstri dallarını geliştirmek suretiyle ülke içindeki istihdamı artırma amaçlı olduğu gibi, insan sağlığı açısından riskli, güvensiz ve kalitesiz ürünlerin yurtiçinde dolaşımını engellemek için de uygulanmaktadır.

Korumacılık tedbirleri kapsamında en çok başvurulan uygulamalar

1- Tarifeler

Koruma tedbirleri söz konusu olduğunda hükümetlerin ilk başvurduğu araçların başında ithalat tarifeleri gelir. Bunlardan biri gümrük vergilerinin ithal edilen ürünlere kalem veya sevkiyat bazında konulduğu bilimsel tarifelerdir. Bilimsel tarifelerde amaç yerli ürünlerin maliyetlerini ithal ürün maliyetleri seviyesine çekmek ve rekabet edilebilir seviyeye getirmektir. Diğer bir tarife şekli de belirli bir endüstriye uygulanan tarifelerdir. Bu tarifenin uygulanma sebebi, ithal edilen bir ürün grubunun yerel üreticilere ciddi şekilde zarar vermesidir. İthal edilen bu ürünlerin ülkeye girişi yurtiçi üreticilerini rekabet edemez hale getirdiği durumlarda üreticileri korumak için bu kritik eşik tarifeleri (peril point tariffs) uygulamaya konulur. Üçüncü olarak da misilleme amaçlı yapılan tarife uygulamalarıdır. Bir ülke ihraç ettiği ürünlerin ticaret ortağı tarafından tek taraflı olarak tarife artırımına gidilmesine karşılık vermek için kendisi de o ülkeden ithal ettiği ürünlere ya da tüm ithalat kalemlerine vergi koyabilir.

2- Kotalar

Kotalar belli bir zaman aralığında bazı ürünlerin ya da tüm ürünlerin ülkeye girişlerine kısıtlama getirilen uygulamadır. Kotaların amacı dışarıdan ithal edilen ürünlerin miktarını kısıtlayarak yerli sanayinin gelişmesini ve rekabet gücünün artırılmasını sağlamaktır. Bu ürünlerde belli bir miktar belirlenir ve ithalatçılara kotalar dağıtılır. İzin verilen kotanın üzerinde ithalat yapılamayacağından doğal olarak yerli malın talebinde artış olur. Kotaların bir başka uygulanma amacı da ihracatçı ülkenin ithalatçı ülkede pazarı ele geçirmek için yaptığı dampingi engellemektir. Örneğin Hindistan mermer ürünlerinde İran pazarına girerek İran’ın en büyük tedarikçisi olmak ister ve bunun için mermer ihracatçılarını destekleyerek maliyetlerinin altında satış yapmalarını sağlar ve fiyat üstünlüğüne kavuşan Hindistan mermeri İran pazarında daha fazla pay alarak rekabette üstün konuma gelir. Dampingi fark eden İran hükumeti de Hindistan’dan mermer ithalatına kota getirerek kendi firmalarını da korumuş olur.

3- Standartlar

Kimi ülkeler gıda olsun elektronik olsun üretimde yüksek kalite standartlarına önem vermez iken, özellikle gelişmiş ülkelerde kalite standartlarına çok önem verilir. Bu ülkeler denetimi zayıf olan ülke ihracatçılarından insan sağlığı, güvenlik vb kaygılar sebebiyle ithalatlarında korumacı davranarak ya belli ürün gruplarında ithalatı engeller ya da kalite standart belgeleri gibi tarife dışı engellere tabi tutarlar. Bu da her ihracatçının serbestçe o ülkeye istediği malı sokmasına engel olur ve ithalatçı hem yerli üretimini, hem kalite standartlarını hem de vatandaşlarını kalitesiz ürünlerden korumuş olur. Standartlar sadece kalitesiz ve denetimsiz ürünlerin ithalatını engellemek ya da sınırlandırmak için değil, aynı zamanda diğer korumacılık uygulamalarında olduğu gibi kendi üreticisini korumak ve aşırı ithalatın önüne geçmek için de uygulanır.

4- İhracat sübvansiyonları

Hükümetler üreticileri ihracat kapasitelerini artırmak ve küresel rekabette güç kazanmaları için çeşitli şekillerde sübvanse edebilirler. Hedef ülkelerde ihracat payını artırmak ya da hedef sektörlerin ihracatını geliştirmek için devlet doğrudan nakit yardımında bulunabilir veya düşük/faizsiz kredilendirme ya da vergilerden muaf tutma şeklinde destek sağlayabilir.

Korumacılığın avantajları

İş fırsatları: Korumacılık yerel işletmelere büyüme fırsatları sağlar. Rekabetsizlik ortamında büyümeyi başaran şirketler uluslararası ticarette tecrübeli olan firmalarla rekabet edecek güce gelene kadar desteklenmiş olur.
Düşük ithalat: İthalatın azalmasıyla ticaret dengelerinde pozitif ilerleme sağlanır ve dış ticaret açığının kapanmasına katkısı olacağı için olumlu bir uygulamadır.
İstihdam: Yurtiçinde üretimin artmasının sonucunda istihdam artışına doğrudan etkisi olacaktır.
GSYH: Üretimdeki artış ve ithalattan kaynaklı döviz çıkışının azalması ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasını yükseltecektir.

Korumacılığın dezavantajları

Korumacılık bir ülkenin ekonomik çıkarlarını savunma amaçlı alınan tedbirler olarak kısa vadede işe yarayabilir. Ancak uzun dönemli bir korumacılık politikası gütmek ülkeye ciddi zararlar da verebilir.

Yurtdışı firmaların rekabette geride bırakılması sonucunda yerel üreticiler tembelleşebilir, ar-ge ve inovasyon yapma ihtiyacı duymayabilir, kalitesini artırma gereği duymayabilir veya fiyatlarını artırabilir. Tüm bunlar da sonuç olarak tüketiciye olumsuz yansıyacaktır. Tüketiciler ithal ürünlerin kısıtlanması dolayısıyla pazarda daha az seçenek bulacaktır ve çoğunlukla yerli üretici ne sunarsa ona razı olacaktır. Diğer yandan ülke ithalatı engellemekle politik ve kültürel bir içe kapanma yaşayacaktır. Bunun sonucunda da ekonomik izolasyona sebebiyet verecektir, çünkü karşılıklılık esasına göre diğer ülkeler de o ülkeye karşı benzer tedbirler alacaktır. En somut örnek olarak ABD-Çin ticaret savaşlarını inceleyebilirsiniz.

 

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen adınızı buraya girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.